| |
Dubai, çölün ortasında bir vaha sanki. Kent merkezi, yol kenarları
yeşillikler içinde. Petrolden bile pahalı suyla ülkeyi yeşillendirmek
kolay olmasa gerek. Ama Dubaili, yeşil uğruna dolarları harcamaktan
hiç çekinmemiş.Arap Yarımadası’nın güneyinde, Basra Körfezi’nde
72 kilometre kıyısıyla önemli bir liman kenti olan Dubai, Birleşik
Arap Emirlikleri’ne bağlı yedi emirlikten biri. Diğerleri ise Abu
Dabi, Ucman, Fuceyre, Resü’l-Hayme, Şaryah ve Ümmü’l-Kayvan. Bölgede
yaşam, 1958’de zengin petrol yataklarının bulunmasıyla değişmeye
başlamış. İngilizlerin bölgeden çekilmesi üzerine de yedi emirlik
bir araya gelerek, 1971’de Birleşik Arap Emirlikleri’ni kurmuş.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin siyasi başkenti Abu Dabi, ticari başkenti
ise Dubai.
Petrol gelirlerinin gelecekte bir gün azalacağını düşünen yetkililer,
bütün hesaplarını “petrol dışı”na kaydırıp ticarete serbestlik getirirler.
Sadece otellerde içilebilen içki dışında, hiçbir şeyden vergi alınmıyor.
Çölde modern yaşamı kuran Araplar, kadını da eve kapatmamış. Direksiyon
başında, devlet kurumlarında, diskoda kısacası her yerde kadın var.
Kiminin başı açık, kiminin kapalı.
Yaklaşık yedi yüz bin nüfusa sahip
Dubai’de yabancılar da azımsanamayacak çoğunlukta. Nüfusun yüzde
20-25’i Arap. Kalanını Hint, Pakistan, Bangladeş, Filipin, İran,
Sri Lanka, Lübnan ve Suriyeliler oluşturuyor. Nüfusun yüzde 96’sının
Müslüman olduğu Dubai’de geriye kalanların çoğu Hıristiyan ve Hindu.
Arapçanın yanında en çok kullanılan diller ise İngilizce, Farsça,
Hindu ve Urdu dili.
Dubai caddeleri Ferrari’ler, Mercedes’ler,
BMW’lar ve uzun Amerikan arabalarıyla dolu. Hepsi de son model.
Zengin emirlikte hava kirliliğine, trafik yoğunluğuna rastlanmıyor.
Fakirliğin olmadığı Dubai’de suç
oranı da son derece düşük. Zenginliğin en önemli kaynağı ise petrol,
petrol ürünleri, balık, tekne imalatı, inşaat malzemesi ve inci.Turizm
açısından da çok şanslı Dubai. Kış mevsimini yaşamayan emirlikte,
dört mevsim denize girmek mümkün. Ayrıca, dünyada yer alan ünlü
beş yıldızlı otellerin hepsi burada. Dubai’de bulunan 39 gökdelene
kısa bir süre önce bir yenisi daha eklendi.
Basra Körfezi’nin en görkemli
oteli Burj Al Arab (Arap Kulesi). Karadan üç yüz metre uzaklıkta
deniz üstündeki cam ve çelikten yapısıyla yelkenli bir yat sanki.
İngiliz bir mimara yaptırılan otel, 421 metre boyunda ve tam 52
katlı. Banyoları mermer ve muslukları altından yapılan otelin odalarının
en küçüğü 169 metrekare. Otel 1100 odası, 1200 çalışanı, 50. katındaki
özel helikopter pisti, özel müşterileri için sekiz Rolls Royce’u
ve denizden üç kat aşağıdaki Arap dünyasına yönelik kurulan ilk
gazinosuyla şimdiden Dubai’nin ve dünyanın ilgisini çekiyor.
Çünkü denizin üç kat altında dört
bir yanı camlarla çevrili gazinoda oyununuzu oynarken bir yandan
da balıkları seyredebiliyorsunuz. Otelde konaklama fiyatları tahmin
edebileceğiniz gibi astronomik. Buna rağmen Burj Al Arab’ın 2000
yılı için bütün rezervasyonları şimdiden dolu.
Safari, at ve deve yarışları Arapların
vazgeçilmez tutkusu. Kum taneciklerinin arasında yapılan safari,
jokeylerin bindiği develerle yapılan yarışlar pek keyifli. Dubai’de
keyif alacağınız bir başka spor dalı da off-shore. Araplar off-shore
yarışlarına büyük destek veriyor. Yarışlar, dünya ülkeleri tarafından
da büyük bir heyecanla izleniyor.
Alışveriş yapmak da pek eğlenceli
Dubai’de. Her tarafı Duty Free olan Dubai’yi elektronik eşya mağazaları
sarmış durumda. Fotoğraf makinesinden DVD’ye, markalı saatlerden
cep telefonuna kadar her şeyi ucuza satın alabilirsiniz.
Ayrıca bir şey satın alırken öyle
mağaza mağaza dolaşıp yorulmanıza da gerek yok. Çünkü fiyatlar her
yerde aynı. Bu arada, cuma günü Dubai’de resmi tatil. O gün emirlikte
tüm mağazalar kapalı. Diğer günlerde ise, saat 14:00 ile 17:00 arası
siesta zamanı. Hatırlatması bizden! Yola düşmesi sizden..
|